Davranış Bozukluğu
Davranış Bozukluğu

Davranış Bozuklukları

Davranış bozukluğu genel anlamda kişilerin davranışlarının toplumsal kabul noktasından daha ileri düzeyde şiddet ve kontrolsüz eylem içermesi durumu olarak adlandırılabilir.

Davranış bozukluğu kişinin çocukluğu döneminde ortaya çıkabilmekte ve genel kanı ile aşırı hareketlilik ve dikkat bozukluğu belirtileriyle ufak yaşta belirginleşmeye başlayan bir rahatsızlıktır.

Bu durumda endişe edilmesi gereken bu tür belirtilerin oluşabilmesi değil, bu belirtilerin niteliği oldukça önem taşımaktadır. Davranış bozukluğunun gerçekleşmesi aşırı hareketliliğin kontrolden çıkması ve şiddet içermesi ile anlaşılmaktadır.

Özellikle de kişinin bu tür davranışları genel kanıdan farklı olarak çevreye uyguladığı kontrolsüz eylemlerinin ve maruz bıraktığı şiddeti normal görmesi, anormal görmemesi ya da bu eylemleri karşısında tepkisiz kalması şeklinde kendini göstermektedir.

Davranış bozuklukları genelde aileye ve topluma karşı olmaktadır. Topluma karşı aksi duruş bulunduğu ortama veya aileye kendini kanıtlama veya kabul ettirme, bulunduğu toplumda dikkati kendi üzerine çekme çabası şeklinde gerçekleşmektedir ve bu tür amaçları için kullandıkları yöntemler asıl problemi teşkil etmektedir ve amaçları uğruna gerçekleştirdikleri eylemler çok çeşitlidir.

Mesela kişi en basit olarak parmağını emebilmekte ya da dikkat çekebilmek uğruna altını ıslatabilmektedir, Ailesine karşı küfür edebilmekte hatta eylemini şiddete dökerek özellikle varsa kendinden daha küçük bireylere karşı şiddet eğiliminde bulunabilmektedir.

Fakat aynı dönemlerde çocuğun bulunduğu ortama ve büyüdüğü şartlara göre de enerjisini atma zorunluluğu da kimi zaman davranış bozukluğu olarak da görülebilmektedir. Buna benzer olarak parmağını emme davranışı da belirli yaşlara kadar normal sayılan eylemlerdendir.

Altını ıslatma da çocuğun alt karın kaslarının gelişme sürecinde yaşadığı normal sağlık problemlerinden biri olabilmektedir. Bu tür normal davranışlar davranış bozukluğu semptomları ile karıştırılabilmektedir fakat bu tür belirtiler erken yaşta anlaşılamazsa kişinin davranışlarındaki bozukluk artık parmak emme veya altını ıslatma eylemi gibi masum olmayıp hırsızlığa kadar gidebilmektedir.

Rahatsızlığın ilerleyen dönemlerinde sosyal çöküntü bunalım ve stres baş gösterir. Kişinin ergenlikle birlikte içinde bulunduğu bu ruhsal problem daha ileriki yaşta büyük sorunlara yol açabilmektedir.

Davranış bozukluklarının önlenebilmesinde ise aileye çok önemli görevler düşmektedir. Aile özellikle çocuklardaki normal davranışla bozuk olan davranışı karıştırabilmekte aynı zamanda da bu tür belirtileri yok sayabilmektedirler.

Bu tür rahatsızlıkları önlemek gerek profesyonel yardım ile gerek aile içinde ailenin kişiler üzerinde yeterli gözlemi ilgisi şefkati ve sevgisi ile erken dönemde çözülebilmektedir.

Hakkında Ankara Habercim Yazarı

Check Also

Günlük Covid Bilgileri

Günlük Covid Bilgileri Tam kapanma ile yurt içinde yeni vaka sayısı nihayet 10 bin sınırının …