Uyuz Hastalığı

Halk arasında “gidişik” adı ile bilinen uyuzun etkeni örümcekler sınıfından olan bir parazittir. Gözle bir nokta gibi görünürler.

Uyuzun en önemli özelliği olan gece kaşıntısı, bulaşmadan 3 gün ile 6 hafta arasında değişen sürelerde olmak üzere en çok 15 gün ile 1 ay sonra başlar. Bu geçen süre kuluçka devri olarak kabul edilebilir. Bir ay süresince parazit deride bulunduğu gibi, herhangi bir kaşıntı ya da rahatsızlığa neden olmaksızın tünel kazabilmektedir. Şiddetli kaşıntı ve uyuzun spesifik olmayan belirtileri, konağın duyarlanmasına bağlı olarak gelişirler. Duyarlanmanın akara veya onun artık ürünlerine karşı geliştiği sanılmakta ve süresi de hastadan hastaya farklılık göstermektedir. Ancak, daha önce uyuz geçirmiş kimselerde tekrar bulaşma olduğunda, duyarlanma süresi ilkine oranla önemli ölçüde kısalma eğilimindedir.

Uyuz, dünyanın her yerinde ve bütün yaşlarda görülür. Her iki cinsin eşit olarak tutulduğu bildirilmekteyse de Türkiye’de erkeklerde daha sık gözlendiği saptanmıştır. Sonbahar ve kış aylarında sıklığı artar. 30 yıllık sürerler halinde salgınlar yapmaktadır. 15 sene sakin geçen bir devreyi 15 yıllık bir epidemi eğrisi izler. Bunun nedeni kesin olarak bilinmemekle birlikte, konak popülasyonunun durumundaki değişikliklerden kaynaklandığı sanılmaktadır.

Uyuzun bulaşması yakın temasla olur. Çoğu kimse uyuzu cinsel temasla bulaşan hastalıklar arasında kabul ederse de, bulaşma cinsel temastan çok birlikte uyumaktan kaynaklanmaktadır. Bebeklerde ve çocuklardaki yüksek sıklık da bunu doğrular. Uyuzlu bir kimse, ailesinin bireylerine kolayca hastalığı bulaştırır. Dans etme, el sıkışma gibi temaslar da bulaşma nedeni olabilirler. Sarkopt (uyuz böceği) taşıyan çamaşır, çarşaf veya diğer eşyaların başkaları tarafından kullanılması, yukarıdakilere oranla daha az görülen bulaşma şekilleridir.

Uyuz Hastalığının Klinik Belirtileri

Uyuzdaki sübjektif yakınma, şiddetli gece kaşıntısıdır ve oldukça karakteristiktir. Hastayı uykusundan uyandırabilir. Gündüzleri ise uyuz böceğinin hareketsiz kaldığı dönemlerde ortaya çıkan ve daha iyi tolere edilebilen bir kaşıntı bulunabilir. Klinik olarak uyuzda iki tür lezyon vardır.

Spesifik Lezyonlar: Tünel, 1 cm’ye varabilen boyda, deriden biraz kabarık, beyazımsı- gri renkte, kırık çizgi veya S şeklinde görülür. Tünelin tavanındaki deliklerin kirle dolması, çizgi üzerinde siyah noktaların belirmesine neden olur. Tünellerin ucunda veya onlardan bağımsız olarak, inci tanesine benzeyen kabarcıklar vardır. Bebeklerde el ve ayaklarda küçük su kabarcıklar vardır. Tüneller en çok (%85) eller ve bilekler olmak üzere kollarda ve erkeklerin genital bölgesinde lokalize olmuşlardır. Ellerde de özellikle parmak aralarında bol olarak tünel ve kabarcıklara rastlanır.

Nonspesifik Lezyonlar: Kuluçka devri olarak kabul edilebilen süre sonunda gelişen allerjik duyarlılığa bağlı olarak gece kaşıntısıyla birlikte ortaya çıkan simetrik dağılımlı lezyonlardır. Çok sayıda, küçük, kızarık deri kabartıları oluşur. Ancak şiddetli kaşınma izleri, kızarık alanlar, enfekte yaralar olabilir.

Uyuz lezyonlarının dağılımı tipiktir. El parmaklarının araları, bilekler, kolların iç yüzleri, koltuk altı, genital bölge, göbek çevresi, karnın alt kısmı, kalçalar ve bacaklarda lezyonların yerleştiği görülür. Kadınlarda meme başını, erkeklerde ise penisi özellikle tutar. Göğüs, sırt ve baş tutulmayan bölgelerdir. Bebeklerde tüm deri yüzeyinde uyuz lezyonları bulunabilmektedir.

Uyuzun Tedavisi

Uyuz kremleri ve losyonları ile tedavi edilir.

Uyuz tedavisi, yakınmaları olmasa bile, tüm aile bireylerine uygulanabilirse başarılı olur. Sekonder enfeksiyon varsa topikal veya sistemik antibiyotikler kullanılır. Başarılı bir tedaviden sonraki bir iki hafta içinde hastalarda bir irritasyon gelişebilir, kaşıntılar devam edebilir. Çarşaflar ve kıyafetler kaynatılır. Kaynatılamayacak olanlar kızgın ütü ile ütülenir. Ütülenmeyecek olan sentetik kıyafetler bir poşete konur ve iki hafta kullanılmadan bekletilir.

Yazan: Dermatoloji Uzmanı Dr. Sevgi Sönmezer

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir