Şu Çılgın Türkler- 5

Tekâlif-i Milliye Emirleri

Bakanlar toplanmıştı. Simit ve kaşar peyniri getirttiler, çay söylediler. Toplantı başladı. M.Kemal,”Yunan ordusunun harekete geçmesi fazla uzamaz.”dedi. ”Bu kısacık süre içinde ordunun eksikliklerini tamamlayabilmek için ne yapabiliriz Hasan Bey?” Maliye Bakanı Hasan Saka, zor duyulur bir sesle ve içi eriyerek,”Bence yapılabilecek bir şey yok efendim” dedi ve bilgi verdi. Yeni bir vergi konulsa bile, tahsilât çok uzun sürerdi. Halkın tasarruf gücü sıfıra yakın olduğundan iç borçlanmaya gitmek düşünülemezdi. Sovyetler’den bu yıla ilişkin para yardımı gelmiş, aylıklara ve zorunlu cari giderlere gitmiş ve bitmişti. Ekonomi Bakanı Celal Bayar da Hasan Saka’nın açıklamalarına katıldı. M.Kemal Paşa, “Beyler anlaşılıyor ki klasik mali önlem ve yöntemlerle bu işin içinden çıkamayacağız.” “Ama ne olursa olsun düşmanı yenmek zorunda mıyız?” Çantasından, Hayati Bey’in temize çektirdiği yazıları çıkardı. Kâğıtları Hasan Saka’ya verdi. “…Halka dünyada eşi benzeri olmayan bir taleple gidiyoruz.”dedi. M.Kemal yüksek sesle okumasını istedi. Hasan Saka, Tekâlif-i Milliye (Milli Yükümlülük) emir taslaklarını okumaya başladı. Birinci emre göre, her ilçede kaymakamın başkanlığında bir Milli Vergi Kurulu kurulacak, kurul teslim aldığı her mal için, bedeli ilerde ödenmek üzere makbuz verecekti…

                Düşmanla aradaki farkı kapatmak için M.Kemal Paşa yöntemini açıkladı. İsmet Paşa çok çabuk kavradı ve hemen benimsedi…16 Ağustos 1921 tarihinde birliklere yayımlanacaktı.

Ankara’ya Yürüyüş 14 Ağustos 1921-22 Ağustos 1921

               Başkomutan,”Sol kanadımızı Mangal Dağına dayayalım. Düşmanın daha doğuya doğru ilerleme olasılığı belirirse, bu dağı esas savunma hattına katarız.”dedi. Öğle yemeğini Toydemir’de yiyeceklerdi. M.Kemal Paşa tam ata binerken bir şeyden ürken at parlayınca ayağı üzengiden kayıp yere düşmüş, sol böğrünü büyükçe bir taşa çarpmıştı. Dr. Murat Cankat “Bir ya da iki kaburga kemiğinin kırıldığını sanıyorum. Biri ciğerini tahriş ediyor. Sesi kısılmaya başladı. Röntgen çekilmesi gerekir. ”dedi. Cebeci Hastanesi’nde röntgeni çekildi. Sol kaburgalarından birinin kırık olduğu anlaşıldı. Dr. Mim Kemal Öke, belden yukarasını kalınca bir bant ile sıkıca sardı. Yatarak, az hareket ederek dinlenmeniz (en az iki hafta) gerekir. Velhasıl cepheye dönmeniz mümkün değil. Aksi taktirde… ölürsünüz. M.Kemal Paşa Çankaya’ya döner ve iyileşmeden cepheye gider.

                İsmet Paşa geç saatte gelerek, hazırlanan cephe emrinin taslağını gösterip başkomutanın onayını alıyordu. Bu gece yarısı da geldi. Emir taslağını başkomutanının masasına bıraktı. Oturdu. “Yarın düğün başlıyor” dedi. Cephe emrinde bütün birliklerin bulundukları mevzileri kesin olarak savunmaları isteniyordu. Başkomutan cephe emrini dikkatle okudu. Halide Edip Adıvar o gece anıları için şu notu alacaktı. “Başkomutan zaferden emin, aksi çıkarsa bütün arkadaşlarıyla birlikte ölmeye hazır.” Sinirler gerilmişti. İki ordu da heyecandan uyuyamıyordu.

Kaynak: Şu Çılgın Türkler- Turgut Özakman

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir